Her Zamankinden Daha Çok Çalışmalıyız!
Bugün dünyanın geldiği nokta çok açık bir gerçeği haykırıyor:
Güçsüzlere bu dünyada yer yok.
Hatta artık sadece devlet olma hakkı değil, var olma hakkı bile güce bağlı.
Gücü yeten yetene…
Uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler, insan hakları söylemleri ise ancak güçlüysen geçerli.
Buradan hükümet dersini çıkarıyor; ama millet olarak bizim de ders çıkarmamız gerekiyor.
Üç gündür bütün dünya, Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya yaptıklarını izliyor.
İzlemekle yetiniyor… Çünkü güç karşısında kimsenin söyleyecek sözü kalmıyor.
Yerelden Başlamak Zorundayız
Meseleyi biraz da kendi mahallemize indirelim.
Kahramanmaraş olarak herkes kendi işine bakmalı, iyi bildiği işi yapmalı ama mutlaka savunma sanayiyle temas etmelidir.
Savunma sanayi,
“Bugün başladım, yarın müşteri ve para gelir” denilecek bir alan değildir.
Bu iş uzun soluklu, sabır isteyen ama sonunda yüksek getirisi olan stratejik bir iştir.
Petrol Değil, Güç Korur
Bugün bir kez daha net şekilde görüyoruz ki:
Petrol, nakit para, kasa doluluğu;
düşman uçakları ve füzeleri karşısında bir anlam ifade etmiyor.
Sizi koruyacak olan şey;
yerli ve milli savunma sanayi,
ve uzayda söz sahibi olacak yerli ve milli uydulardır.
AK Parti iktidarı döneminde, çok büyük bedeller ödenerek yerli ve milli uydu yatırımlarına girilmesi bugün çok daha iyi anlaşılıyor.
O gün eleştirilen o yatırımlar, bugün devlet aklının ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor.
Uydu Yoksa Güç de Yok
İHA yapıyorsun,
SİHA yapıyorsun,
insansız uçak üretiyorsun…
Ama uydun yoksa,
ne uçurabilirsin ne de yönetebilirsin.
İşte o zaman ABD kalkar gelir, senin liderini alır gider.
Irak’ta bunu yaptılar.
Suriye’yi parçaladılar.
Afganistan’ı dağıttılar.
Libya’yı haritadan sildiler.
Vietnam’dan geriye kan ve gözyaşı bıraktılar.
ABD’nin girdiği her yerde kan, gözyaşı ve yıkım var.
Sıradaki Hedef: İran
Dünyada olup biteni doğru okumak zorundayız.
Sırada İran olduğu açıkça görülüyor.
ABD, İran’ı parçalama planıyla yola çıkarsa;
en büyük zararı biz görürüz.
İran’da yaklaşık 10 milyona yakın Azeri Türk yaşıyor.
Ayrıca 2. Dünya Savaşı sonrası çizilen sınırlar nedeniyle İran tarafında kalan çok sayıda Türk nüfus var.
Olası bir parçalanma halinde;
bu insanlar ya Azerbaycan’a
ya da en yakın kapı olan Ağrı’ya doğru göç etmek zorunda kalacak.
Danışıklı Dövüş ve Acı Gerçek
Rusya ile ABD’nin zaman zaman danışıklı dövüşle,
gücü yetenin yetene vurduğu bir dünya düzeni kuruluyor.
Bu tabloda ayakta kalmak istiyorsak;
varımızı yoğumuzu savunma sanayine ve güçlü devlet yapılanmasına vermek zorundayız.
Müslüman devletlerin malını ve canını koruyabilmesi için;
Türkiye, gerekirse nakit destekle savunma sanayi şirketlerinin sayısını binlere çıkarmalıdır.
Yetmez, Daha Fazlası Gerek
TUSAŞ,
Bayraktar,
Baykar,
Roketsan,
ASELSAN…
Bunlar çok kıymetli ama yetmez.
Daha fazla firma,
daha fazla mühendis,
daha fazla üretim şart.
Çünkü bugün dünyanın gözü Türkiye’nin üzerinde.
Bu nedenle bir kez daha altını çiziyorum:
Her zamankinden daha çok çalışmak zorundayız.
Başka bir seçeneğimiz yok.

YORUMLAR