Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Köşe Yazıları
YEMLİHA ÇETİN
YEMLİHA ÇETİN

PAZARCIK’IN KIZKAPANLI ORGANİZE SANAYİ HAYALİNİN YEKA’YA DÖNÜŞÜMÜ…

PAZARCIK’IN KIZKAPANLI ORGANİZE SANAYİ HAYALİNİN YEKA’YA DÖNÜŞÜMÜ…

Sosyal bilimciler devletleri gelişmişlikleri üzerinden tasnif ederken kabaca; gelişmemiş, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler diye üç şekilde sınıflandırır.

Arkasından gelişmemiş ülkelerin daha çok temel geçim kaynağının tarım, hayvancılık ve basit sanayi kolları olduğunu belirtip tipik örneklerle hangi ülkelerin bu sınıflandırmaya girdiğini,
gelişmekte olan ülkelerin ise en büyük ekonomik ve istihdam kaynağının sanayi olduğunu, bu ülkeler arasında Mısır, Türkiye gibi büyük sanayi ülkelerini sayaralar.
Gelişmiş ülkeler kategorisinde ise temel gelir kaynağı hizmet, bilim, bilişim, uzay teknolojileri ile ekonomisini ayakta tutan ülkeler olduğundan bahsederler.
Yani;

Bizim ülkemizle aynı segmentte olan ülkelerin, sanayi iş kollarında büyümeye, üretmeye ve ürettiğini satmaya, bütün bunların sonucunda da elde ettiği vergi harç ve benzeri gelir kalemleriyle kamu hizmeti ve yeni yatırım teşvikleri vermeye ihtiyacı vardır.

Her ne kadar bacadan çıkan zehir insanlığa, canlılara, çevreye, su kaynaklarına telafisi imkansız yaralar açmış olsa da bizim gibi ülkelerin bir üst lige çıkması için bu sürece katlanması beklenir.

Bu amaçla da devlet yatırım planları yaparak ileriye dönük sanayi alanları belirleyip bölgenin ve ülkenin topyekûn kalkınması için refleks geliştirir.

Bu planlamalar yapılırken de normatif işletmecilik kurallarının temel kriter olarak alınması beklenir.

Yani bir işletmenin veya Organize Sanayi Bölgesi’nin yerinin belirlenmesinde uygulanan temel kriter ham madedeye yakınlık, pazara yakınlık, limana, karayoluna, demiryoluna, işgücüne yakınlık gibi nesnel değerler üzerinden belirlenir.

Daha sade örneklendirmek gerekirse ilimize yapımı devam eden TOMSUKLU OSB iyi bir örnek oluşturabilecekken, nereye sanayi kurulmaz örneğinin en bariz ve ibret alınası örneği KAVLAKLI Organize Sanayi Bölgesi gösterilebilir.

Ya nereye yapılmalı?

Bundan yaklaşık 10 yıl önce Pazarcık ilçemizin güneyine düşen KIZKAPANLI bölgemizde tarım arazisi niteliği olmayan ve gelişmeye açık yaklaşık 6.000 dönümlük bir alan dönemin siyasilerinin girişimiyle parselasyonu yapılarak organize sanayi alanı olarak belirlendi.

Buranın coğrafi konumu yatırımcı için müthiş bir yatırım fırsatı sunuyordu. Çünkü hem Gaziantep’e hem de Kahramanmaraş’a eşit mesafede, Pazarcık ilçe merkezine 5-6 km uzaklıkta ve gelişmeye açık bir noktadaydı.

Bunun yanı sıra otoyola, limana ve demiryoluna ulaşımın çok kolay olduğu bir konumda olması cazibesini daha da artırıyordu.

Bu bölgenin avantajının farkında olan Gaziantepli yatırımcılar söz konusu yerin dibine kadar fabrikasını kurmuş ve bu işletmeler aktif olarak çalışır durumdaydı.

Dönemin ticaret odası başkanı Şahin Balcıoğlu, milletvekili Celalettin Güvenç ve Pazarcık belediye başkanı Yakup Bozdağ yatırımcıları alanda gezdirip, buraya çok nitelikli bir KARMA KOBİ OSB kurulacağını, 40.000 kişinin burada istihdam edileceğini anlatıp, buranın tanıtımı için yoğun çaba sarf ettiler ama maalesef bugüne kadar projeye sahip çıkan olmadı.

Tabii tüm dünyada yaşanan pandemi, arkasından gelen deprem felâketi de önceliklerimizi değiştirdi ve hayallerimizi, umutlarımızı ötelemek durumunda kaldık o da ayrı…

Ancak;

Birkaç gün önce enerji ve tabii kaynaklar bakanlığımızın kısa adı YEKA olan yenilenebilir enerji kaynak alanları ile ilgili resmi gazetede yayınlanan yönetmeliğine göre burası YEKA alanı olarak belirlendi.

Yani;

Bunun anlamı şu; bizim sanayi, istihdam, üretim hayalimiz yerini bölgede hiç kimseye faydası olmayan güneş panelleri ile kaplı bir çöle bıraktı.

Elbette GES, RES gibi enerji yatırımları bu ülke için, sanayi üretimi için vazgeçilmez ve elzem yatırımlardır ancak bahse konu alan bu kadar avantajı bir arada barındırırken, karar verilen alternatif çok üzücü ve vahim bir tabloyu göz göre göre ortaya çıkarıyor.

Umudum o ki; alınan bu kararın ciddiyetini önce şehrimizin sorumluluk sahibi siyasileri ve yatırımcıları, sonra da bu şehrin derdiyle dertlenen herkes anlar ve bu yanlıştan ivedilikle dönülür.
Son söz;

Ülkede her kararın rasyonel bilim ilkelerinin gereği gibi alındığı… gelecek nesillere bırakacağımız bu cennet vatanı daha yaşanır kılmak için her kendine dert edinmesi gerekenin sorumluluk yüklendiği yarınlar görmemiz umuduyla…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER