Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Beşen: “Vakıf ve Derneklerin Asli Görevi Hayra Vesile Olmaktır”

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Mehmet Beşen, vakıf, dernek

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Mehmet Beşen, vakıf, dernek ve hayır kurumlarının toplumdaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Beşen, “Asıl mesele büyümek değil, faydalı olmaktır. Vakıfçılık ve dernekçilik bir imtiyaz alanı değil, emanet alanıdır” dedi.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Mehmet Beşen, vakıf, dernek ve hayır kurumlarının toplumdaki sorumluluklarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Vakıf ve derneklerin asli görevinin toplumdaki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak ve hayra vesile olmak olduğunu belirten Beşen, bu yapıların ekonomik büyüklükleriyle değil, toplumda oluşturdukları faydayla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Hayır Kurumlarının Önceliği İnsan Olmalı”

Vakıfların, derneklerin ve toplum yararına faaliyet gösteren hayır kurumlarının toplumsal dayanışma, merhamet ve yardımlaşma duygularının yaşatılmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Beşen, bu kuruluşların temel amacının ihtiyaç sahiplerine ulaşmak olması gerektiğini kaydetti.

Beşen, “Asıl mesele büyümek değil, faydalı olmaktır” anlayışının vakıf ve dernek faaliyetlerinin merkezinde bulunması gerektiğini belirtti.

“Araç ile Amaç Birbirine Karıştırılmamalı”

Bazı vakıf, dernek ve kendisini cemaat yapılanması olarak tanımlayan oluşumların asli amaçlarından uzaklaşarak ekonomik güç ve ticari faaliyetleri merkeze aldığı yönünde toplumda soru işaretleri oluştuğunu ifade eden Beşen, bu durumun sivil toplum ve hayır kuruluşlarına duyulan güveni de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Vakıf ve derneklerin sürdürülebilirlik amacıyla ekonomik faaliyetlerde bulunmasının tek başına yanlış olmadığını belirten Beşen, “Araç ile amaç birbirine karıştırılmamalıdır. Ticari faaliyet, hayır hizmetinin sürdürülebilmesi için bir araç olabilir. Fakat hayır amacı ticari çıkarın gölgesinde kalıyorsa orada ciddi bir sorgulama başlar” ifadelerini kullandı.

“Güvenin Karşılığı Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik”

İnsanların bağışlarını, zekâtlarını ve yardımlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak amacıyla bu kuruluşlara emanet ettiğini hatırlatan Beşen, söz konusu güvenin karşılığının şeffaflık, hesap verebilirlik, adalet ve samimiyet olması gerektiğini vurguladı.

“Hayır amacıyla toplanan imkânların önceliği yine hayır olmalıdır” diyen Beşen, vakıf ve derneklerin büyüklüklerinden önce topluma sağladıkları faydayı gözetmeleri gerektiğini ifade etti.

“Devlet Devletliğini, Vakıflar Vakıfçılığını Yapmalı”

Devletin sosyal güvenlik ve kamu hizmetlerini yerine getirmesi, vakıf ve derneklerin ise toplumsal dayanışmayı güçlendirmesi gerektiğini belirten Beşen, sivil toplum kuruluşlarının devlete alternatif bir güç merkezi haline gelmemesi gerektiğini söyledi.

Beşen, “Devlet devletliğini yapmalı; adaleti, sosyal güvenliği ve kamu hizmetlerini eksiksiz yerine getirmelidir. Vakıflar vakıfçılığını, dernekler dernekçiliğini yapmalı” dedi.

Sivil toplum kuruluşlarının toplumun ihtiyaçlarını gören, çözüm üreten ve gerektiğinde kamuoyunun vicdanı olan yapılar olması gerektiğini kaydetti.

“Asıl Mesele Büyümek Değil, Faydalı Olmaktır”

Vakıf ve derneklerin temel hedefinin ekonomik güç kazanmak değil, toplumdaki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak olması gerektiğinin altını çizen Beşen, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

“Asıl mesele büyümek değil, faydalı olmaktır. Asıl mesele zenginleşmek değil, ihtiyaç sahibini zenginleştirecek bir dayanışma oluşturabilmektir. Asıl mesele güç sahibi olmak değil, gücünü doğru yerde ve doğru insan için kullanabilmektir.”

“İnsan Her Zaman Öncelik Olmalı”

Hayır kurumlarının toplumun güvenini koruyabilmesi için asli amaçlarına daha sıkı sarılması gerektiğini belirten Beşen, ihtiyaç sahiplerinin bulunduğu bir ortamda hayır kuruluşlarının önceliğinin insan olması gerektiğini vurguladı.

Beşen, “Çocuğun ayağında ayakkabı yokken, öğrencinin eğitim masrafı karşılanamıyorken, bir ailenin mutfağında tencere kaynamıyorken, hayır için oluşturulmuş yapıların önceliği her zaman insan olmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Vakıf, İyiliği Çoğaltma Emanetidir”

Vakıf ve derneklerin toplum açısından vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu belirten Beşen, bu yapılara duyulan güvenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi.

Beşen açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Vakıf da dernek de nihayetinde insan için vardır. Hayır, gösteriş için değil; ihtiyaç sahibine ulaşmak için yapılır. Vakıf, servet biriktirme yeri değil; iyiliği çoğaltma emanetidir. Dernek, kişisel menfaatlerin değil; toplumsal dayanışmanın çatısıdır. Bu güveni korumak hepimizin sorumluluğudur.”