İnsanlar doğaları gereği kazananın yanında olmayı severler.
Başarı, etrafına bir “ışık” saçar ve o kareye giren herkes o ışıktan pay aldığını hisseder.
Başarılı birinin yanında durmak, topluma “Ben de bu ligdeyim, ben de bu kalitenin bir parçasıyım” mesajı verir.
Başarısızlık ise genellikle “bulaşıcı” bir durum gibi algılanır; insanlar o negatif enerjinin veya prestij kaybının kendilerine de yansımasından korkarlar.
Şimdi bu yazıda bunu kıstaslayacağım…
Bazen durup şehre baktığımızda sadece binaları, yolları ya da bitmeyen inşaat tozunu görüyoruz. Ama Kahramanmaraş, sadece taştan ve topraktan ibaret değildir; bu şehir bir ruhtur. Bugünlerde canımız sıkkın, yorgunuz belki ama bu yorgunluğun ilacı yine kendi içimizdeki o bitmek bilmeyen mücadele azmi.
Hafta sonu tribüne gittiğimizde ya da skorları takip ettiğimizde aslında sadece bir futbol maçını izlemiyoruz. Kahramanmaraş İstiklalspor’un sahadaki hırsı, Kahramanmaraşspor’un o köklü geçmişinden gelen pes etmeme geleneği, aslında her birimizin hikayesi.
Top kaleye her yöneldiğinde, tribünde yan yana gelen binlerce insan tek bir yürek oluyor. Spor, bu şehrin en büyük rehabilitasyon merkezidir.
Sahadaki her galibiyet, şehrin sokaklarına yansıyan birer gülümsemedir.
Sadece sporla da bitmiyor. Şehrin silueti değiştikçe, yeni projeler ve özellikle yapımı süren modern stadyum gibi yatırımlar tamamlandıkça bu potansiyel daha da parlayacak.
Yeni Şehir Stadyumu’nun ışıkları tekrar yandığında, sadece bir spor alanı değil, Maraş’ın sosyal hayatının kalbi de yeniden atmaya başlayacak.
Geciken her tuğla bizi biraz yorsa da, bittiğinde göreceğimiz tabloya odaklanmalıyız.
Evet, bugün canımız sıkkın olabilir ama unutmayalım ki bu topraklar “Kahraman” unvanını kolay almadı. Biz zorluklardan güç devşirmeyi bilen bir milletiz.
Takımımıza sahip çıkarak, şehrin projelerini takip ederek ve en önemlisi birbirimize kenetlenerek bu can sıkıntısını dağıtacağız.
Malum Biz insanların doğasında var ‘Herkes kazananı sever’
Stat tıklım tıklım dolduğunda, bayraklar coşkuyla sallandığında dost çoktur.
Ama işler ters gittiğinde, o çok övülen “potansiyel” bir sessizliğe büründüğünde gerçek hikaye başlar. Kahramanmaraş sporunun asıl gücü, şampiyonluk kutlamalarındaki kalabalık değil, yenilgi sonrası omuzları çökmüş halde yine de o formayı sırtından çıkarmayan “kemik tayfadır.”
Başarısızlık, bir aynadır; şehre ve taraftara kim olduğunu gösterir.
Kahramanmaraşspor TFF 3. Lig’de ter dökerken ya da İstiklalspor o zorlu virajları dönerken, tribünde sadece “skor taraftarı” değil, o armanın derdiyle dertlenenler kalıyorsa, bu şehir hâlâ ayaktadır demektir. Başarısızlık, samimiyeti test eder.
Kendi içimize döndüğümüzde şunu görüyoruz:
Biz sadece kupalara değil, bu şehrin mücadelesine aşığız.
Modern futbol sadece başarıyı pazarlıyor, ama bizim gibi şehirlerde spor bir kimlik meselesidir. Kendine dönmek demek; stadın bitmesini beklerken sabretmeyi, takım puan kaybettiğinde “haftaya yine oradayız” diyebilmeyi bilmektir.
Başarısızlık anlarında tribüne giden o bir avuç insan, bu şehrin yıkılmayan iradesini temsil ediyor. Onlar için spor, bir eğlence değil; bir aidiyet, bir duruştur.
Bu Şehrin Edeleri, Çılgınları, Çıkmaz Sokağın Çocukları ve Asileri var…
Belki bugün canımız sıkkın, belki sonuçlar istediğimiz gibi değil. Ama unutmayın; en gür ormanlar, yangın sonrası kalan o sağlam köklerden filizlenir. O “kemik tayfa” orada durduğu sürece, Kahramanmaraş’ın spor ruhu ölmez. Başarı gelip geçicidir, asalet ise o tribünde dertle baş başa kaldığında bile vazgeçmemektir.
Köklü camia yok olmasın, hep birlikte ayakta kalalım.
İLKER YİYEN

YORUMLAR