Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Köşe Yazıları
İLKER YİYEN
İLKER YİYEN

EL İNSAF EDELER; BU ARMA BİZİM, BU AYIP HEPİMİZİN!

EL İNSAF EDELER; BU ARMA BİZİM, BU AYIP HEPİMİZİN!

Çocukların Omzuna Dağı Yüklediniz, Altında Kalacaklar, Gençlerle Olmuyor Değil, Gençleri Yakıyoruz! Şimdi ne demek istediğimi anlayamazsınız yazının tamamını okumanız lazım.
Uzun zamandır kaleme almıyordum sevdamı, Maalesef yine başladık “Şehrin takımı, gururumuz, onurumuz” diye nutuk çekmeye…
Amma velakin iş icraata gelince kimsede tık yok!
Bakıyorum sahaya, çocuklar aslanlar gibi çırpınıyor.
Vallahi de billahi de o bebelerin alnından öpmek lazım.
Lakin bir durun hele, elinizi vicdanınıza koyun; daha bıyığı terlememiş çocuklara “Hadi bizi kurtarın” demek, koca Maraş’ın yükünü o daracık omuzlara yıkmak revâ mı?
“Genç Yetenek” Dediniz, Çocukları Ateşe Attınız!
Transferde gençlik aşısı dedik ama aşı tutmuyor…
Şehrin sokaklarında gezdiğinizde, her köşebaşında bir “memleket sevdası” türküsüdür gidiyor.
Ama mesele stadyuma, o meşhur kırmızı-beyaz armaya gelince, sanki herkesin dili tutuluyor, kulakları sağırlaşıyor.
Bugün Kahramanmaraşspor, ligin dibine demir atmış, fırtınalı denizde kaptansız bir gemi gibi çalkalanıyor. Peki, biz ne yapıyoruz? Sadece izliyoruz.
Tamam, gençler bizim geleceğimiz, gözümüzün nuru.
Ama lig dediğin kurtlar sofrası be kardeşim!
Tecrübesiz Çocuk, top ayağına gelince “Abaovv şimdi ne yapacam?” diye duraksarken, elin oğlu geliyor, affetmiyor, fişi çekip gidiyor. Niğde maçı buna bir örnektir.
Bu çocukların yanına iki tane “güngörmüş geçirmiş”, sahada ağırlığını koyacak, abilik yapacak futbolcu şart değil mi? Transfer yapmayıp “Gençlerle yola devam” demek, “Biz bu takımı gözden çıkardık” demenin kibarcasıdır. Kimse kimseyi kandırmasın!
Gençlerin Omuzlarındaki “Vebal” Şimdi kalkıp kimse bana “Gençlere şans veriyoruz, öz kaynaklara dönüyoruz” edebiyatı yapmasın.
Bu, gençlere şans vermek değil; bu, körpecik çocukları aslanların önüne hiçbir zırh vermeden atmaktır. Evet, çocuklarımız terinin son damlasına kadar savaşıyor, sahada “Maraş aslanı” gibi kükremeye çalışıyorlar ama yetmiyor.
Tecrübenin, o meşhur “abi” figürünün olmadığı yerde, baskı altındaki gencin ayağı titrer. Ligde kalma savaşı bir satrançsa, siz sahaya sadece piyonlarla çıkamazsınız. O piyonları koruyacak, oyunun yönünü değiştirecek “kalelere”, “atlara” yani tecrübeli ayaklara ihtiyaç var.
Transfer Şart Değil, Farz Oldu!
Bakın beyler, bu işin şakası kalmadı.
“Düşersek bir alt ligden devam ederiz” lüksümüz yok.
Kahramanmaraşspor bu şehrin markasıdır, kimliğidir.
Takımın tecrübeli, ligin tozunu yutmuş, soyunma odasında ağırlığını koyacak “abilerle” takviye edilmesi artık bir tercih değil, bir mecburiyettir.
Genç yeteneklerimizin bu abilerin yanında pişmesi gerekirken, onları enkazın altında bırakmak bu şehrin futbol geleceğine ihanettir.
Şehir Sus-Pus, Herkes Kendi Bağında Bahçesinde!
Yav arkadaş, bu Kahramanmaraşspor bu şehrin tapusu değil mi?
Edeler şehri diyoruz, yiğitlikten dem vuruyoruz ama takım düşme potasında can çekişiyor, kimseden ses çıkmıyor.
Siyasilerimiz nerede? İş adamlarımız nerede? Vallahi ayıp, billahi ayıp!
“Destek oluyoruz” diyenler, dostlar alışverişte görsün kabilinden konuşuyor.
Hani o meşhur Maraş dayanışması? Takım amatöre doğru gidiyor.
Yarın bir gün “Vah vah” demenin kimseye faydası olmayacak.
Gelelim asıl can alıcı noktaya…
Bu takım neden yalnız?
Edeler şehri Kahramanmaraş, her şeyde “biz biriz” demeyi bilir de, konu şehrin en büyük reklam yüzüne gelince neden üç maymunu oynar?
Statta bağıran üç beş cefakar taraftarın dışında, bu takımın elinden tutan neden yok?
Yerel yönetimler, iş dünyasının devleri, “Kahraman” unvanını gururla taşıyanlar; bu takım düşerse, sizin de prestijiniz o ligden aşağı düşecek, farkında mısınız?
Belki dilimiz sert, belki sitemimiz ağır ama derdimiz ortak. Kahramanmaraşspor bir şahıs takımı değil, bir halk hareketidir. Şimdi o “akil adamların”, “şehrin büyüklerinin” elini taşın altına koyma vaktidir. Transfer sezonu kapanmadan, o gerekli takviyeler yapılmalı, bu takımın üzerine serpilen o ölü toprağı silkelenmelidir.
Unutmayın; tarih şampiyonlukları yazdığı kadar, sahipsiz bırakılıp yok olan kulüpleri ve o kulüpleri yalnız bırakanları da yazar.
İlker Yiyen Usulü Sözün Özü: Bize laf değil, icraat lazım!
Bu Çocukların yanına o “tecrübeli abiler” gelecek, o transferler yapılacak! Yoksa yarın öbür gün bu koca çınar devrildiğinde, altında sadece o çocuklar değil, hepimiz kalırız. Bu vebalin altından kalkamazsınız.
Gelin, geç olmadan şu takıma bir el atın.
Bu takım bizim, bu toprak bizim, bu feryat hepimizin!
Yarın çok geç olduğunda “Keşke” demenin bir manası kalmayacak.
Haydi Maraş, şimdi değilse ne zaman?
Kalın Sağlıcakla…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız