TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN SON BAŞBAKANI BİNALİ YILDIRIM’A, TGGF BAŞKAN VEKİLİ HEMŞERİMİZ ŞAHİN HOPUR TARAFINDAN AĞALIK ABASI GİYDİRİLDİ VE GÜREŞ AĞASI OLDU
Türkiye Cumhuriyeti’nin 27. ve son Başbakanı Binali Yıldırım, Hatay’ın Yayladağı ilçesinde düzenlenen 24. Kültür, Sanat ve Uluslararası Aba Güreşi Festivali’nde “Güreş Ağası” ilan edildi. Yıldırım’a ağalık abası, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkan Vekili ve hemşehrimiz Şahin Hopur tarafından giydirildi. Yıldırım, Yayladağı’nın Türk dünyası geleneksel güreşlerinin buluşma merkezi olması çağrısında bulundu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 27. ve son Başbakanı Binali Yıldırım, Hatay’ın Yayladağı ilçesinde düzenlenen 24. Kültür, Sanat ve Uluslararası Aba Güreşi Festivali’ne katıldı.

Türk Devletleri Teşkilatı üyesi kardeş ülkelerden sporcuların yanı sıra çok sayıda davetli, konuk ve heyetin katıldığı festival, renkli görüntülere sahne oldu. Festival kapsamında Binali Yıldırım “Güreş Ağası” seçildi.
Yıldırım’a güreş ağası abası, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkan Vekili ve hemşehrimiz Şahin Hopur tarafından giydirildi.
“Ağalık gönül zenginliğidir”
Kendisine verilen ağalık unvanının yalnızca bir makam veya unvan olmadığını vurgulayan Yıldırım, Türk kültüründe ağalığın cömertlik, paylaşma ve sporcuya sahip çıkma anlamı taşıdığını söyledi.
Yıldırım, “Bizim kültürümüzde ağalık sadece bir unvan değildir; cömertliktir, paylaşmaktır, gence, sporcuya, pehlivana sahip çıkmaktır, sofrayı büyütmektir. Velhasıl ağalık gönül zenginliğidir” dedi.
Bu görevi bir makamdan ziyade hizmet sorumluluğu olarak gördüğünü belirten Yıldırım, “Ben bugün bu etkinliğin ağası olmaktan daha ziyade hizmetkârı olmayı tercih ederim” ifadelerini kullandı.

“Güreş, Türk dünyasının ortak kültürel mirasıdır”
Yayladağı’nda kurulan er meydanının yalnızca bir spor alanı olmadığını belirten Yıldırım, aba güreşinin Türk dünyasının ortak kültürel mirasının önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya, Kafkaslardan Balkanlar’a kadar uzanan geniş coğrafyada yüzyıllardır güreş tuttuğunu ifade eden Yıldırım, farklı coğrafyalarda güreşlerin biçimleri ve kıyafetleri değişse de mertlik, yiğitlik ve kardeşlik anlayışının değişmediğini dile getirdi.
Pehlivanların güreş meydanındaki mücadelesinin düşmanlık anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldırım, “Pehlivan rakibini düşman bilmez. Meydana çıkar, bütün marifetini gösterir, mücadelesini verir. Güreş biter, mücadele meydanda kalır ama kardeşlik devam eder” dedi.
“Kavga değil kardeşlik, savaş değil barış istiyoruz”
Türkiye’nin çevresinde kavga ve düşmanlık değil, kardeşlik ve barış istediğini belirten Yıldırım, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
“Biz ülkemizde ve çevremizde kavga değil kardeşlik istiyoruz. Huzur istiyoruz. Savaş değil, barış istiyoruz. Düşmanlıkları artırmak değil, dostlukları büyütmek istiyoruz” diyen Yıldırım, farklı siyasi düşüncelerin toplumda ayrışmaya ve ötekileştirmeye dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

“Hatay, farklılıkların zenginlik olduğunu dünyaya gösteriyor”
Hatay’ın tarih boyunca farklı medeniyetleri, inançları ve kültürleri bir arada yaşattığına dikkat çeken Yıldırım, kentin farklılıkların ayrılık değil, zenginlik olduğunu gösteren önemli bir örnek olduğunu ifade etti.
Yıldırım, “Hatay bize şunu öğretir: Farklılık ayrılık değil, zenginliktir. Bizi birbirimize bağlayan ortak değerlerimiz, bizi birbirimizden ayıran hususlardan çok daha büyüktür” dedi.
Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılışının millet iradesi ve vatan sevgisinin önemli sembollerinden biri olduğunu belirten Yıldırım, “Bir millet geleceğine sahip çıkarsa önünde hiç kimse duramaz” mesajını verdi.
“Sınır, dostluğun ve kardeşliğin kapısıdır”
Yayladağı’nın Türkiye’nin sınır hattındaki önemli ilçelerinden biri olduğunu belirten Yıldırım, sınırların yalnızca ayrıştıran çizgiler olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
“Sınır demek düşmanlık demek değildir. Sınır demek egemenliğimizin çizgisidir. Sınır kapısı ise dostluğun, kardeşliğin ve komşuluğun kapısıdır” diyen Yıldırım, Türkiye’nin çevresinde huzur, istikrar ve barış istediğini vurguladı.
Depremde hayatını kaybedenleri andı
Konuşmasında 6 Şubat depremlerine de değinen Yıldırım, Hatay başta olmak üzere depremden etkilenen şehirlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı.

Depremde binlerce insanın hayatını kaybettiğini, çok sayıda ailenin dağıldığını, iş yerleri, tarihi yapılar ve şehirlerin ağır hasar gördüğünü hatırlatan Yıldırım, deprem şehitlerinin unutulmayacağını söyledi.
“Hayatını kaybeden bütün kardeşlerimizi şükranla anıyorum. Rabb’im bizleri de cennette onlarla buluştursun. Onlar deprem şehitlerimizdir” diyen Yıldırım, depremde yaralanan ve uzuvlarını kaybeden vatandaşlara da sağlıklı ve uzun bir ömür diledi.
“Hatay düştüğü yerden daha güçlü ayağa kalktı”
Deprem sonrası Hatay’da yürütülen yeniden inşa çalışmalarına da değinen Yıldırım, kentte kısa sürede önemli bir dönüşüm gerçekleştirildiğini söyledi.
Konutlar, yollar, altyapı yatırımları, okullar, hastaneler, çarşılar ve tarihi yapıların yeniden ayağa kaldırıldığını ifade eden Yıldırım, “Üç yıl içinde Hatay düştüğü yerden çok daha güçlü şekilde ayağa kalktı” dedi.
Yıldırım, yeniden inşa sürecinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakanlıklara, valiliğe, belediyelere ve tüm kurumlara teşekkür etti.
“Yayladağı, Türk dünyası güreşlerinin merkezi olsun”
Binali Yıldırım’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Yayladağı’nın Türk dünyası geleneksel güreşlerinin buluşma merkezi haline getirilmesi önerisi oldu.
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye’den güreşçilerin her yıl Yayladağı’nda buluşabileceğini belirten Yıldırım, sporun ülkeler ve toplumlar arasındaki kardeşliği güçlendireceğini söyledi.
Yıldırım, “Neden Yayladağı’nı gelecekte Türk dünyası geleneksel güreşlerinin buluşma merkezi haline getirmiyoruz? Bunu pekâlâ sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı.
Türk dünyasından sporcuların Yayladağı’nda yalnızca güreş yapmak için değil, aynı sofrada buluşup birbirlerini daha yakından tanımaları için de bir araya gelmesi gerektiğini belirten Yıldırım, “Meydanlarda güreşelim, sonra aynı sofraya oturalım. Birbirimizi tanıyalım. Dostluğumuzu daha da büyütelim, kardeşliğimizi daha da güçlendirelim” dedi.
“Sporun dili tercüman istemez”
Türk dünyası arasındaki ilişkilerin yalnızca devletler düzeyinde değil, halklar ve özellikle gençler arasında da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldırım; sporcuların, öğrencilerin, sanatçıların, bilişim insanlarının ve yatırımcıların daha fazla bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.
Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında ticaret, ulaşım, enerji, eğitim, kültür ve teknoloji alanlarında iş birliklerinin arttığını ifade eden Yıldırım, bu yakınlaşmanın toplumlar arasında da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Sporun dili tercüman istemez” diyen Yıldırım, geleneksel sporların Türk dünyasının ortak kültürel bağlarını güçlendirmede önemli bir rol üstlenebileceğini kaydetti.
Gençlere “üretici olun” çağrısı
Gençlere de seslenen Yıldırım, Türkiye’nin ve Türk dünyasının geleceğinin gençlerin elinde olduğunu söyledi.
Gençlerin geçmişten gelen kültürel mirasa sahip çıkarken dünyadaki gelişmeleri de yakından takip etmesi gerektiğini belirten Yıldırım, eğitim, bilim, teknoloji ve yapay zekâ alanlarına özel önem verilmesi çağrısında bulundu.
“Daha iyi eğitim alacağız. Diline, ilme, teknolojiye daha çok sahip olacağız. Sadece kullanıcı olmayacağız, üretici olacağız. Yapay zekâyı işimizde ve hayatımızın her alanında kullanacağız. Girişimci olacağız, üretimci olacağız, dünyayı tanıyacağız ve dünyayla yarışacağız” dedi.
Yıldırım, bütün bunlar yapılırken geçmişin ve milli değerlerin unutulmaması gerektiğini belirterek, “Geçmişi olmayanın geleceği de olmaz” mesajını verdi.
“Gerçek pehlivanlık nefsini yenebilmektir”
Konuşmasının sonunda pehlivanlık kavramına da değinen Yıldırım, gerçek pehlivanlığın yalnızca güreş meydanındaki başarıdan ibaret olmadığını söyledi.
“Pehlivan yalnız rakibini yenen değildir. Asıl pehlivan öfkesini yenendir, kibrini yenendir, nefsini yenendir. Haksızlığa karşı dağ gibi durandır ve düştüğü yerden tekrar ayağa kalkabilendir” diyen Yıldırım, Hatay’ın deprem sonrası yeniden ayağa kalkmasını da pehlivanlık ruhuna benzetti.
“Pehlivanlık biraz da buna benziyor. Düştüğün zaman tekrar ayağa kalkmaktır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamını iletti
Festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Binali Yıldırım, Yayladağı ve Hatay halkına sevgi ve saygılarını sundu.
Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını da Hataylılara ileterek konuşmasını birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajlarıyla tamamladı.
