Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Köşe Yazıları
İLKER YİYEN
İLKER YİYEN

Toprağın Altındaki Bomba, Ruhsatsız Silahlanma

Toprağın Altındaki Bomba, Ruhsatsız Silahlanma
Bugün size Spor’dan, ekonomiden, siyasetin sığ sularından ya da gündelik telaşlardan bahsetmeyeceğim. Bugün, kapımızın eşiğin de bekleyen, sokağımızda pusuda duran ve ne zaman patlayacağı belli olmayan bir “sessiz bombadan” bahsedeceğim…
Son yıllarda Anadolu’nun her köşesinde, özellikle Kahramanmaraş gibi üretimle, alın teriyle anılan şehirlerimizde bir “güvenlik boşluğu” hissediliyor.
Son demlerde yaşanan Olaylar herşeyin göstergesi…
Eskiden “delikanlılık” bilekte biterdi; şimdi ise internetten sipariş edilen, seri numarası kazınmış, kimin elinde olduğu belli olmayan o soğuk demir parçalarında aranıyor.
Şehrimizde yaşanan Okul Olayı ardından ise Hacı Bayramda yaşanan Pombalı Tüfenk Olayı…
Örneklendireceğimiz daha çok olay var!..
Bir trafik tartışması… Bir tarla sınırı anlaşmazlığı… Hatta “neden yan baktın” kavgası.
Eskiden en fazla seslerin yükseldiği bu olaylar, bugün neden birer morg haberine dönüşüyor? Cevabı basit Silah artık ulaşılabilir bir “aksesuar” haline geldi maalesef…
Boş yere denmez Tüfenk icad edildi mertlik bozuldu diye…
Bir insanın öfkesi ile tetiği arasındaki mesafe bu kadar kısalmamalı.
Ruhsatsız bir silaha ulaşmak, bugün bir teknolojik alet almaktan daha kolaysa, burada durup düşünmemiz gerekir.
Devletin “tek meşru güç” olduğu bir hukuk düzeninde, toprağın altına silah gömen, belindeki ruhsatsız tabancayla adalet dağıtmaya kalkan her kişi, aslında devletin otoritesine meydan okumaktadır.
Ruhsatsız silah meselesi sadece bir “asayiş” olayı değil, toplumsal bir çürüme belirtisidir.
“Teksas vari” bir hayat özlemiyle, düğünlerde havaya sıkılan kurşunlarla, bağ evlerinde saklanan cephaneliklerle bir yere varamayız.
Buradan yetkililere sormak lazım:
İnternet üzerinden kontrolsüzce satılan silah parçaları ve av malzemesi adı altındaki ekipmanlar neden sıkı bir takibe alınmıyor?
Ruhsatsız silah yakalatmanın cezası neden caydırıcılıktan uzak?
Neden kapsamlı bir “silah toplama ve imha” kampanyası başlatılmıyor?
Şehrimin sokakları Sokakları Huzur Kokmalı, Barut Değil…
Kahramanmaraş, yiğitliğin ve kardeşliğin şehri olmuştur her zaman.
Ancak son dönemde duyduğumuz o “maganda kurşunu” haberleri, sokak aralarındaki gereksiz gerilimler bu şehre yakışmıyor. Kimse kendisini hukuktan üstün göremez.
Kimse “benim silahım var” diyerek toplumun huzurunu kaçıramaz.
Bana göre Silahlanmak bir güç gösterisi değil, bir acziyet ifadesidir.
Devletin kolluk kuvvetleri varken, vatandaşın “kendi güvenliğini sağlama” bahanesiyle yasa dışı yollara sapması kabul edilemez.
Yarın çok geç olmadan; annelerin gözyaşı dökmediği, sokakların barut değil huzur koktuğu bir Türkiye için devletin demir yumruğu bu ruhsatsız cephaneliklerin üzerine inmelidir.
Çünkü bir insanın canı, bir magandanın parmağının ucunda olamayacak kadar kıymetlidir diye düşünüyorum.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER