SİYASET SANATI VE FIRAT GÖRGEL FARKI..
Siyaset kelime kökeni açısından arapça seyis(at bakıcısı), terbiye etme gibi anlam içerse de, yunan kökenli politia (politika) kelimesiyle eş anlamlı kullanılır ki toplumda kulağa hoş gelmeyecek anlam ve anılar çağrıştırır.
Ancak;
Son dönemde çok nadiren de olsa bu tabuyu yıkan, siyaseti yönetim sanatıyla harmanlayıp, bütün bu sevimsiz çağrışımları yıkacak örnekleri görmek, siyaset kurumunun onuru ve yurttaşın umudu açısından son derece kıymet arz etmekte…
Bunun bir örneğine de dün yapılan Belediyeler Birliği başkanlık seçiminde Sayın Fırat Görgel başkan sayesinde ulus olarak şahitlik ettik.
Siyasetin gücü elinde bulundurma, muktedir olma, tahakküm kurma gibi rijit ve bir o kadar soğuk kavramlarının karşısında şeffaflık, yenilikçi yaklaşımlar, ortak akıl, sürdürülebilirlik, çoğulculuk, insani kalkınma gibi yepyeni kavramlar duymak bunları da şehrimizden, bizden birinden işitmek ayrı bir gurur vesilesi tabii…
Öyleyse;
Siyaseti burada ikiye ayırıp daha somutlaştıracak olursak, yerel siyaset ile ulusal siyasetin ayrı kavramlar barındırması, yerelin de “Fırat Görgel Ekolü” ve diğerleri şeklinde tasnifi yanlış olmayacak kanımca…
Çağdaş sistemlerde idare ve siyaset her ne kadar iç içe geçmiş olsa ve yerel yönetimlerde belediye başkanlığı siyasi bir makam olsa da, öznesi o yörede yaşayan tüm toplum olan ve amacı halka hizmet sunmak olan bu kurumun keskin çizgilerden çıkıp sağduyu, şeffaflık, yerel kalkınma gibi kavramları içselleştirmesi ve buna da bir miktar nezaket serpiştirmesi ile bu süreç doğal olarak yönetim sanatına evrilecektir.
Hele de;
Genelde siyaset kurumunun, özelde ise yerel siyasetin bu kadar örselendiği ve prestij kaybettiği bir dönemde, bahse konu kavramların ve yönetmenin onuruna, itibarına talip olan figürlerin eksikliği, toplum olarak hepimizin özlemi olsa gerek…
Kanaatim o dur ki, dün izlediğimiz ve şehir olarak onurlandığımız duruş nezaketin, samimiyetin, sağduyunun, yeniden umudun sesi olmuştur.
O halde dünkü seçimin ve bundan sonraki sürecin kazananı Fırat başkan olmuş demek yanlış olmayacaktır.
Öyleyse;
Onun ifadesiyle; ortak akıl, yenilikçi yaklaşımlar, kültürel koruma, sosyal dirençli yaşanabilir şehirler, bereket, çoğulculuk, insani kalkınma gibi kavramların, bütün yönetme talebi ve düşü kuranların ajandasına, zihnine altın harflerle kazınması gerekecektir.
Son söz;
Litakatin sadakatten üstün tutulduğu, vicdanın kişisel çıkarlar, kibir ve egoların önünde olduğu, nezaketin zayıflık olarak algılanmadığı, eleştirinin farklılığımız zenginliğimiz kıvamında olduğu günler görmemiz ümidiyle…

YORUMLAR