SİLKİNİP AYAĞA KALKMA ZAMANI
“6 Şubat Depremleri”…
Sadece şehirlerimizi değil, sinir sistemimizi de sarstı. Bunu artık inkâr etmeyelim. Bu travmayı ya doğru yöneteceğiz ya da geleceğimizi kaybedeceğiz.
Bugün okulların önüne polis yığmak çözüm değildir. Güvenlik tedbiri elbette alınmalıdır ama mesele sadece kapıda bekleyen üniformalar değildir. Asıl mesele; çocuklarımızın zihninde, ruhunda ve kalbinde oluşan kırılmadır.
Milli Eğitim Bakanlığı artık gecikmeden harekete geçmelidir. Kahramanmaraş başta olmak üzere tüm Türkiye’de okullarda kapsamlı psikolojik tarama yapılmalıdır. Geçici görevle psikologlar gönderilmeli, rehber öğretmenler ve okul idareleriyle birlikte çocuklarımız tek tek ele alınmalıdır. Psikolojisi bozulan evlatlarımız kaderine terk edilemez.
Bu sadece Kahramanmaraş’ın meselesi değildir. Bu, Türkiye’nin meselesidir.
Disiplin ve aidiyet duygusu da yeniden inşa edilmelidir. Okullarda tek tip kıyafet uygulaması geri gelmeli, öğretmenler ise mesleklerinin vakarını taşımalıdır. Öğretmen sınıfa girdiğinde sadece ders anlatan değil, duruşuyla örnek olan bir şahsiyet olmalıdır. öğretmenin giyim – kuşamı çok önemli takım elbise kıravat takmalıdır.
Dönüp kendi şehrimize bakalım…
Kahramanmaraş; öğretmeniyle, velisiyle, yöneticisiyle, polisiyle, askeriyle bir bütündür. Moral bozukluğunu artık bir kenara bırakmak zorundayız. Çünkü bu şehir, düşse de kalkmasını bilen bir şehirdir.
Evet…
Böyle bir acıyı yaşamamayı isterdik. Ama yaşandı.
Ve açık konuşalım: Bu bir terör olayı değildir. Bu bir güvenlik zafiyeti değildir. Bu, ferdi bir olaydır. Böyle zamanlarda suçlu aramak kolaydır ama çözüm üretmek zordur.
Peki suçlu kim?
Anne baba mı?
Yoksa tetiği çeken o çocuk mu?
Belki de asıl sorgulamamız gereken; çocuklarımızı neyle büyüttüğümüzdür. Biz çay kahve içerek televizyon başında otururken çocugumuz hangi filmi izliyor ?
Televizyonlarda mafya dizileri…
İnternette şiddeti ödül gibi sunan oyunlar…
Gençlerin zihnine kazınan “güçlü ol, zengin ol, gerekirse ez” anlayışı… öldür öldür herkesi öldür ! bu mu aile yapısı ?
Bugün Türkiye’de gençlik, maalesef bir “özentinin” esiri haline gelmiştir.
Bu gidişat durdurulmalıdır.
Gecikmeden.
Bugün itibariyle okulların önünde güvenlik güçleri var. Bu bir korku değil, bir tedbirdir. Velilerimiz artık tereddüt etmemeli, çocuklarını okula göndermelidir. Eğitimde kaybedilen her gün, geleceğimizden çalınan bir gündür.
Unutmayalım…
12. sınıf öğrencilerimizin önünde üniversite sınavı var. Bu çocuklar geleceğimizdir.
Sevgili dostlar…
1919’da bu millet nasıl ayağa kalktıysa, bugün de kalkacaktır.
6 Şubat’ta nasıl birbirimize kenetlenip yeniden ayağa kalktıysak, yine kalkacağız.
Bu bir kâbus olabilir…
Ama sonsuza kadar sürmez.
Artık uyanma vakti.
Uyan Kahramanmaraş!
Yiğit düştüğü yerden kalkar.
Kara gün geldi…
Ama geçti. gelmese çok güzel olacaktı ama geldi !
Şimdi yeniden ayağa kalkma zamanı.
Haydin Çocuklar Okula ! Moral bozmak yok güle oynaya gidelim !
Kalın sağlıcakla…

YORUMLAR